Tiflis Gezisi - Kafkaslarda Bir Sovyet Havası

Yayın tarihi: 2024-03-28 · #rehber · #tiflis · #gürcistan · #gezi

Yazının en başında Tiflisi üç kelime ile özetleyecek olursam: Kişniş, Sovyetler ve Şarap

Tiflis

Milletimiz, Gürcistanı genelde Batum ile bildiği ve fazlasına çok da vakıf olmadığı bir ülke — bu benim genel gözlemim. Tiflise gidiyorum dediğimde genelde tam olarak hangi ülkede dahi olduğunu anlamayanlar oldu. Gürcistan dediğimde ancak anlam kazanmıştı bir çok kişide.

Başkent Tiflis, Ankara’dan 1 saat 40 dakika ile direkt uçuşun olduğu bir şehir. Vizesiz olması, yakın olması ve direkt uçuş olması sebebiyle dört gece beş günlük bir gezi yaptım.

Tiflis şehir

Tarih

Kafkas dağlarının eteklerinde yer alan Tiflis, 19. yüzyıldan itibaren Rus İmparatorluğu’nun özellikle mimari, dil ve sanat gibi alanlarda Rus etkilerini yoğun bir şekilde hissetmiştir. 20. yüzyılda Sovyetler Birliği’nin hüküm sürdüğü dönemlerde ise, Tiflis’in şehir planlaması, endüstriyel yapı ve sosyal politikalarda büyük değişikliklere sahne olmuştur.

Doğuda Azerbaycan, kuzeyde Rusya, batıda Karadeniz ve güneyde Türkiye ve Ermenistan ile çevrilidir. Bu coğrafi konum, ülkenin tarihi ve modern politikasını derinden etkilemiş, Batı ile Doğu arasında bir köprü işlevi görmesine neden olmuştur.

Gürcistan’ın bağımsızlık sonrası dönemi, iç siyasi çatışmalar ve ayrılıkçı bölgelerle dolu olmuştur. Özellikle Abhazya ve Güney Osetya bölgelerinde yaşanan çatışmalar, 2008 yılında Rusya ile savaşa kadar varmıştır.

Tiflis mimari

Üzüm ve Şarap

Üzüm ve şarapçılık konusunda Dünya literatüründe özel bir yere sahip olan Gürcistan, Dünyanın en eski ve önemli şarap üreticilerinden biri sayılıyor. Bu topraklardaki şarap yapımının tarihi 8.000 yıldır süregelen üzüm yetiştiriciliğine dayanıyor. Arkeologların bölgede buldukları ve tarihleri MÖ 6.000’lere dayanan, üzüm çekirdekleri ve üzüm küspesi (posası) gibi şarap yapımına dair kalıntıların olduğunu da not düşeyim.

Tüm bunların yanında Gürcü şaraplarını özel kılan en önemli özellik, bölgeye özgü üzümlerin halen (bir çoğunun) antik tekniklerle yetiştiriliyor, hasat ediliyor, fermente ediliyor ve yıllandırılıyor oluşu.

Gürcistan’da şarap yapımı, geleneksel kırmızı kil çömlekler olan qvevri adlı büyük toprak kaplar kullanılarak yapılıyor. Şarabı qvevri ile toprağa gömerek geliştirdikleri kendilerine özgü bu teknik UNESCO tarafından korunan bir Dünya Kültür Mirası!

Şarap onlar için o kadar önemli ki kentin simgesi olan Gürcistan Anası (Kartlis Deda) bir elinde şarap ile misafirleri karşılıyor.

Gürcistan mimarisi

Gastronomi

Başlıca gastronomi lezzetleri; Bu lezzetlerden bir çoğu kişniş ile hazırlanıyor. Biz 7 kişilik bir ekiple gezdiğimiz ve bu ekipten kimsenin kişnişi sevmediğine aksine yedikçe iğrendiğini not düşeyim. Mutlaka deneyin ama sevmezseniz kişnişsiz lezzetlere yönelin.

  • Khinkali: Baharatlı et suyu ile dolu etli buğulama mantılar.
  • Adjarian Khachapuri: Bir tekne şeklindeki ekmek üzerinde erimiş peynir ve üzerine kırılmış yumurta ile sunulan bir çeşit.
  • Kubdari: Svaneti bölgesinden baharatlı ve etli dolgulu ekmek.
  • Kharcho: Zengin bir et suyunda pişirilen etli bir Gürcü yahnisi.
  • Lobio: Fasulye yemeği, genellikle mchadi ve turşu sebzeler ile servis edilir.
  • Shkmeruli: Sarımsaklı, kremsi bir tavuk yemeği.

Gürcü mutfağı

Tiflis restoranında servis edilen khinkali ve Gürcü mezeler

Gezi Notları

Türk Lirasının alım gücünün ne seviye düştüğünü halen idrak edemeyenler için Tiflis çok güzel bir ekonomi dersi veriyor. Şuan paramızdan tam 12 kat değerli olan Gürcistan Larisi, sipariş verirken kara kara düşündürüyor.

Tiflis ucuz mu? Hayır kesinlikle ucuz değil. Peki pahalı mı? Göreceli diyeyim. Şuan İstanbul’da 1 günde harcayacağınız parayı Tiflis’te çok rahat harcarsınız. Özellikle market ürünleri çok daha pahalı. Ucuz olan iki ürün; et ve şarap.

Tüm marketler 7/24 açık olması Orta Avrupa’ya giden gezginleri benim gibi şaşırtacaktır. Erken kapanan marketlerin aksine hiç kapanmayan market yapmışlar. Hatta bir kaç pastane dahi 7/24 aynı şekilde çalışıyor.

Daha önce Gürcistan hakkında blog yazısı okuduysanız halkının kaba olduğunu çoktan öğrendiniz. Benim gözlemim; genel olarak oldukça mesafeli, soğuk ve anlaşmaya çalışması kolay olmayan bir karaktere sahipler. Hatta bir kısmının hususi aksi davrandığına şahit oldum. Bazı mekanlarda ise tam tersi çok sıcak ve ilgililerdi diyebilirim. Tek önerim iletişimde saygı ve mesafeyi korumanız.

Tiflis sokakları

Ulaşım

Nissan ve Toyota cenneti olan bu şehirde bir Japon fantazisine hazır olun. Ulaşım olarak oldukça keyifli bir şehir. BOLT uygulaması tüm şehir geneli aktif ve en fazla 3–4 dk içerisinde araç geliyor. Ortalama bir mesafe 5–10 lari ücretinde değişiyor, yani taksi gayet uygun.

Metro, Otobüs, Dolmuş (evet dolmuş) ve Teleferik gibi tüm ulaşım araçlarında herhangi bir ulaşım kartı almadan kredi kartı ile temassız ödeme yapabilmek harika. Fiyatlar 1, 1.5 lari arasında değişiyor. Google Maps kullanarak güncel güzergahı görebilirsiniz.

Metro, tüm sovyet bloğunda olduğu gibi yerin 10 kat altında diyebilirim. Yürüyen merdiven ve metro çok hızlı hareket ediyor. Oldukça eski ama iş görüyor. Özellikle Rustaveli durağı en derin ve aktif olması sebebiyle burayı listeye atın.


Gün 1

Gabriadze

Gabriadze Saat Kulesi

Tiflis gezisine en sembolik yapılardan yamuk saat, Gabriadze’den başlıyoruz. Burası bir kukla tiyatrosu. Yakın dönemde yapılan bu yapının mimarı, hayatın inişli çıkışlı zorluklarını sembolize etmiş. Hepimizin hayatı akışında giderken bir çok zorlukla uğraşıyoruz. İşte o gözle bakmalısınız bu saate.

Tek özelliği sembolizmi değil, kinetik olması da var elbet. Her saat başı bir melek kukla çıkarak çan çalıyor. Her gün saat 19

’da ise bir kukla tiyatrosu başlıyor.

Dünyanın en küçük kinetik saati yine aynı yapının hemen üstünde. Görmek biraz zor, sakın atlamayın.

Gezinizde burayı en sona atıp saat 19

gibi de gelebilirsiniz.

Özgürlük Meydanı

Özgürlük Meydanı

Ünlü Özgürlük Meydanı. Bu meydan, Sovyet döneminde şehrin merkezi olarak biliniyor. Meydanın ortasında uzanan bir yapı var. Burada eskiden Lenin heykeli bulunuyordu, ancak yıkıldı ve yerine bu yapı inşa edildi. Tarihi bir değeri yok, ancak keyifli bir meydan. Birçok lüks mağaza ve şık restoran, bu meydanın etrafında yer alıyor.

Writers House ve Kalantarov’s House

Meydandan 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde karşılıklı bulunan bu harika tarihi binaları görmeden geçmemelisiniz. Writers House o bölgede en meşhur binalardan. Fakat benim favorim Kalantarov’s House. Burası Kafkaslarda sanırım neredeyse hiç denk gelemeyeceğiniz Mağribi mimari esintilerini barındırıyor.

Rustaveli Bulvarı

Şehirdeki en derin metro istasyonuna da ev sahipliği yapan bu bulvar, gençlerin uğrak noktası ve şair Rustaveli’nin bir heykelini barındırıyor. Zaten burayı gezmeden geçmeniz biraz zor ama farkındalık önemli.

Opera ve Bale Tiyatrosu

Opera ve Bale Tiyatrosu

Akşamınızı bir bale veya opera oyununa bilet aldığınızı umuyor ve burada sonlandırıyoruz. Oldukça keyifli bir salon. Gerçi buraya salon denmez, hafif kalır. İkinci katlardan en önden bilet almanızı tavsiye ediyorum. İzlediğim LA BAYADERE bale gösterisini çok uzun bir süre unutamayacağım, harika bir prömiyere denk gelmiş olmam beni çok mutlu etmişti.


Gün 2

Dry Bridge Market

Dry Bridge Market

Geziniz haftasonuna denk geliyorsa buraya Cumartesi veya Pazar öğlen 11

gibi gitmenizi tavsiye ediyorum. İkinci el pazarı ve tezgah açan oldukça fazla kişi var. Fiyatlar biraz turistik. Pazarlık önemli. Bazı tezgahlar oldukça güçlü. Keyifli bir gezi oluyor.

Chronicles of Georgia

Chronicles of Georgia

Şehirde gezilecek en uzak nokta burası. Yaklaşık 20 dk falan sürüyor. Giriş ücretsiz. Oldukça yüksek bir konumda yer alıyor. Dizine güvenmeyen gitmesin derim çünkü 100 basamaktan fazla merdiven çıkıyorsunuz.

Her biri 35 metre yüksekliğe ulaşan 16 devasa sütundan oluşan bir anıt. Ünlü heykeltıraş Zurag Tsereteli tarafından 1985 yılında tasarlanmış ancak tam olarak bilinmeyen nedenlerden dolayı tamamlanamamış. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra fonların tükendiği varsayılıyor.

Sütunların alt kısımları İsa’nın yaşamını, üst kısımları ise Gürcü tarihinin krallarını, kraliçelerini ve kahramanlarını tasvir ediyor. Anıt birçok isimle Gürcistan Tarih Anıtı, Gürcistan’ın Stonehenge’i, Gürcistan Günlükleri veya Tiflis Stonehenge olarak anılmaktadır.

Ulaştırma Bakanlığı Binası

Ulaştırma Bakanlığı

Tiflis Ulaştırma Bakanlığı binasının Space City konseptine dayanan köprü ve asma kat mimarisi

Eski Tiflis Ulaştırma Bakanlığı, yeni Bank of Georgia binası. Ulusal anıt statüsünde olup 1970’de tamamlanmış binanın ana konsepti The Space City Method yaklaşımına dayanıyor. Kısaca fikir, daha az zemin kullanmak ve kaplamak ve binanın altındaki alanı doğaya geri kazandırmaktır. Bu konsepte ait bir diğer harika örnek Kanada’da Moshe Safdie’nin Habitat 67’sidir. Googlamayı unutmayın.

Aynı zamanda Sovyet dönemi Brutalist mimari yaklaşımına da iyi bir örnek diyebiliriz.

Burayı gezmek için; Chronicles of Georgia’ya giderken öncesinde buraya 5 dakikalık bir gezi noktası olarak planlayın. Yol üstü çünkü.

Palace of Rituals

Palace of Rituals

Brutalist mimari olarak Tiflis’deki en güzel yapılardan. Fakat burası turistik bir lokasyon olarak geçmiyor sanıyorum. Ben uzaktan gördüm ama taksici nedense “no tourism” diyerek yakınına götürmedi. Siz şansınızı deneyin. İçini görmeye çalışın, göremeseniz bile en kötü dışından görmenizi tavsiye ederim.

Underground Printing House

Underground Printing House

Burası bir çok turistin kaçırdığı bir yer. Esasen içeride çok bir şey yok fakat tarihi önem açısından mutlaka görmelisiniz. Stalin, devrim öncesi bildiri ve afişlerini bastığı matbaa/karargah diye geçiyor. Hafta sonu kapalı olması sebebiyle içerisine giremesem de şehirdeki tek orak ve çekiç ambleminin sanıyorum bu kapılarda olmasından dolayı sadece görmek bile farklı bir deneyim.

Sameba Katedrali

Sameba Katedrali

Şehirdeki en büyük katedral. Özellikle kadınlar için; başı açık girmesi ve şortla girilmesi yasak.


Gün 3

Gürcistan Anası Teleferik

Anaya giden yol dik ve yorucu. Bu sebeple teleferige binmemiz gerek. Kredi kartıyla 2.5 lari ödeyip kaleye tırmanıyoruz. Oraya gidince şehrin güzel bir panoramik görüntüsüyle karşılaşıyorsunuz.

Gürcistan Anası (Kartlis Deda)

Gürcistan Anası

Sol elindeki kılıç düşmanları karşılarken, sağ elinde tuttuğu şarap misafirler için.

Sembolik yapının yanına gidince iyi bir fotoğraf çekemeyeceğiniz fark edeceksiniz çünkü yüksek. En iyi pozlama için aşağı inen merdivenlerden iyi açı yakalayana kadar devam edin. Tekrar teleferik ile şehre dönebilir veyahut yürüyerek meydana inebilirsiniz. Aman dikkat edin benim gibi düşmeyin inerken.

Ulusal Botanik Bahçe

Şehri önünüze aldığınızda burası tam arkada kalacak. Oldukça aşağıda. Dizinize güveniyorsanız buradan inerek devam edin. Daha sonra kaleye varacaksınız yolu takip ederek.

Narikala

Kale diye geçiyor. Anadan devam edip biraz yürüyüş sonrası buraya varabilirsiniz.

Cuma Camii

Merkezde ki tek cami bildiğim kadarıyla. Görülmeye değer diye düşünüyorum.

Abano Street — Termal Hamamlar

Termal Hamamlar

Orbeliani Hamamı

Gulo’s Thermal Bath — Burası sülfürlü şifalı suların olduğu termal hamam bölgesi. Eğer gününüz var ise benim gibi, bir hamam deneyimi yaşayın derim. Kişi sayısına göre özel odalar tutabiliyorsunuz. Genelde 1 saatlik süreniz oluyor.

Ben Gulo’s Thermal Spa’yı tercih ettim, memnun kaldım. Özbek bir aile işletiyor. Anlaşması kolay, indirim de yaptılar. Burası kesmezse bölgenin en ünlüsü Orbeliani Baths’ı öneririm. Her ikisine de internet üzerinden rezerve yapabilir veya odaları inceleyebilirsiniz.


Konum


Bakımsız harabe binaları, Sovyet mimarisi, tandır ekmeği, kişnişli lezzetleri, harika şarapları ve Japon arabalarıyla Tiflis keyifli bir deneyim sunuyor. Ben 5 günlük bir program yapmıştım ama 3 gün yeterli olacaktır. Hadi hemen bilet alın =)

Avrupa’da bir şehir rehberi arıyorsanız Madrid Gezi ve Yemek Rehberi yazısına da bakabilirsiniz.

İzle: Tiflis Gürcistan - Hızlıca Keşfet