Zaman bizi içinden geçiyor, biz onu tutamıyoruz.
Ama bazı anlar öyle kalıcı bir iz bırakıyor ki —
o izi yazıya dökmek, belki en nazik unutmama biçimi.

2026 Notları

Balat Yürüyüşü

Sabah erken saatlerde kimse yoktu. Renkli binaların önünden geçerken birinin balkondan kahve içtiğini gördüm. Sesleri duyuluyordu ama ne dedikleri anlaşılmıyordu.

Eski Bir Dükkân

İstiklal’in yan sokaklarından birinde, vitrininde yıllık takvimler asılı duran küçük bir kırtasiye gördüm. İçeri girmedim. Ama bir sonraki geçişimde girmek istiyorum.

Vapur Yolculuğu

Karşıya geçerken deniz biraz dalgalıydı. Güvertede durdum, rüzgar yüzüme çarpıyordu. İstanbul bu taraftan farklı görünüyor — daha geniş, daha sessiz.

Kahvaltı Masası

Pazar sabahı geç kalktım. Kahvaltı için domates, peynir, zeytin, yumurta. Pencereden güneş giriyordu. Hiçbir yere gitmeye gerek yok bazen.

Önemli olan nerede olduğun değil, nereye dikkat ettiğin.

2025 Notları

İlk Yurt Dışı

Havaalanında bekleme salonunda oturmuş, önümde sıra sıra plastik koltuklar varken şunu düşündüm: seyahat henüz başlamadan heyecanlanılabiliyor.

Dağ Yolu

Kıvrımlı bir yolda araç kullanırken müzik kapadım. Sadece motor sesini ve lastiğin asfalta değdiği tıkırtıyı duydum. Bazen sessizlik de bir müzik türü.

Eski Fotoğraflar

Çekmeceyi açınca 2018’den fotoğraflar çıktı. O zamandan beri çok yer değiştirdim. Ama fotoğraftaki gülüşüm aynı.

Küçük Kafe

Bir şehrin küçük kafesine girince o şehri tanımış gibi hissediyorum. Büyük meydanlar değil, bu köşeler anlatıyor şehri.